Sürekli Öğrenmek ve Paylaşmak

Aslında yazıma biraz agile42 olarak bizler sürekli öğrenmek ve paylaşmak için neler yapıyoruzu bahsederek başlamak istiyorum. Yazının ilerleyen kısımlarda farklı firmalarda gördüğüm örneklere de değineceğim.

2007 yılından beri salt Agile üzerinde 10 farklı ülkede , farklı profil, ölçek ve kültürlere sahip organizasyonlarla çalışmış olan bizler bir sürü tecrübe biriktiriyoruz. Başarılı ya da failure olmuş bir çok pratik , uygulama deneyimledik ve bunlardan öğrendik. Öğrendiklerimizi kendimize saklamak yerine paylaşmak ve çoğaltmayı seviyoruz. Beraber çalıştığımız organizasyonlar bize bağımlı kalmasın , yetkinlik ve know how ı aktardık ve rol model olarak gösterdikten sonra ara ara bizlerin değerlendirmeleriyle Agile yolculuklarına kendi başlarına devam edebilsinler istiyoruz.

Sürekli öğrenmek bizim çalışma kültürümüzün bir parçası, bunun için her 2 ayda bir bütün koçlar biraraya gelerek birbirimizden öğrenme, paylaşma ve hizalanma için biraraya gelip kampa giriyoruz. kendimizin uygulamadığı ya da deneyimlemediği birşeyi sadece trendy olduğu için beraber çalıştığımız organizasyonlara önermiyoruz.

kockamp-2

Koç kampta Presentation Kareoke yi deneyimlerken biz 

Organizasyon olarak kendimizi geliştirirken her bir koç ta kişisel olarak kendini geliştirmeye zaman ayırıyor ve emek harcıyor. İşte bu emeklerin sonucu bugün  http://www.agile42.com.tr/tr/ web sitemizde Agile ‘a ilgi duyanlar için paylaşıma açık bir sürü bilgi var; case study, müşteri deneyimi, blog yazıları vbg. İngilizce yazı paylaşımlarının yanısıra her ülke kendi dilinde yazılar yayınlayabiliyor.Şirket dışında yaptığımız bu paylaşımların yanısıra şirket içinde de yeni deneyimler ve bilgiye kolayca ulaşabilmek için i herkese açık bir bilgi havuzu var. Buradan ihtiyaç duyulan her bilgi kolaylıkla çekilebiliyor. Biz bunun faydasını gördükten sonra beraber çalıştığımız organizasyonlara da benzer bir uygulamayı kullanıma açtık,bilgiyi sadece kendimize saklamadık . Team Coaching Framework yani TCF  tcfuygulaması kendi deneyimimizi beraber çalıştığımız organizasyonlara genişlettiğimiz bir uygulama. Burada bizim kullandığımız araçlara , koçluk kartlarına ulaşılabiliyor.

Öğrenmek ve paylaşmak için yaptığımız en önemli şeylerden biri de “pair working”.Bu da en fazla yapmaya özen gösterdiğmiz ve katkısı olan konulardan birisi. Gerek eğitim verirken gerekse kendi aramızda konuların üzerinde çalışırken, yeni çalışmalar tasarlarken ve çalıştayları yönetirken pair working yapıyoruz. Farklılıklarıızın farkındayız ve buna saygı duygu duyuyoruz ve bunun sonucunda kalitesi daha yüksek ve daha enerjik çalışmalar yürütüyoruz.Bu takım olarak birbirimize güven duymamıza da katkı sağlıyor. Kendi firmamız dışında gördüğüm iyi örneklerden birisi de  Amerika’dan .Geçen yıl Amerika’da yaptığımız Koç Kampta Michigan Ann Arbor’da Menlo isimli bir şirketi  ziyaret ettik. Burada value streamlere göre ayrılmış ekiplerde çalışma esası Pair workinge dayalı, iki kişi bir bilgisayar kullanıyor ve tek başına hiçkimse bir tek kod satır bile yazamıyor.

open-agile

Eda ve ben bir çalıştayı fasilite ederken, pair working

Paylaşımı en yüksek seviyelere çıkarmak için  çalışma anlaşmamız, bunu sağlayan pratikler ve malum 10 farklı ülkede olduğumuzdan hızlı iletişim  için bazı araçlar da kullanıyoruz. Colocated çalışabilmek için maksimum 2 ayda bir Koçkamplarda biraraya geldiğimiz gibi , dağıtık takım olarak çalıştığımız zamanlarda Slack, Yammer, Trello , Skpye gibi bir çok teknolojik aracı da kullanıyoruz. Daily stand uplar bizi hizalamak ve bir sonraki aksiyonlarımızı belirlemek, paylaşım için kullandığımız pratiklerden birisi. Öğrenebilmek için kaliteli vakit ayırmak ve odaklanmak önemli, bunun için de Pomodora Tekniği, squad çalışma grupları pratiklerini kullanıyoruz. Artık bu pratikler kültürümüz ve çalışma şeklimimizin bir parçası. Pomodoralarla odaklı ve kaliteli vakit ayırabiliriz, bölünmeksizin öğrenebilir ve iş üretebiliriz, bu YTÜ Davutpaşa kampüsü Teknopark’ta bulunan VNGR firmasında da rastlamıştım. Biz squadları gönülülük usuluyle öğrenmek ve geliştirmeyi odaklı sağlaması için kullanıyoruz. Öğrenmek istediğimiz alanlara göre farklı profil, deneyim ve bilgi sahibi kişi biraraya gelerek ortak bir hedefle çalışabiliyor.

Sürekli öğrenmeyi ve paylaşıma açık olmayı güçlendiren davranışlardan birisi de geribildirim almak ve dinlemek. Paylaşımlarınızın yansıması ve nasıl algılandığını öğrenmek için  geribildirim sormalı, bunu ciddiye almalı ve değerlendirmemiz gerektiğinin farkındayız. Gerbildirim almak için illa yazılı formlar kullanmamız gerekmiyor. Biz koçlar geribildirimi bir armağan olarak değerlendiriyor ve bunun öğrenme döngüsünün önemli aşamalarından biri olduğunu biliyoruz. Bunun için de Perfection game, Ritual Dissent , ROTI gibi hızlı pratikleri kullanıyoruz. Bu tekniklerin detaylarını merak ediyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Deneyimli koçlarımızın tecrübeyle öğrendikleri ve elde ettikleri konuları derledikleri ve soft olarak herkese paylaşıma açık 2 kitabı paylaşarak yazımı tamamlamak istiyorum.

Birincisi koçlarımızdan Andrea ve bir arkadaşının ortak yazdıkları bir kitap.

agiletransitionAgile Transition isimli bu kitaba linki tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bir diğeri yine koçlarımızdan Peter’ın yazdığı bir kitap.

do-better-scrum-cover-thumb  Bu kitaba da Do Better Scrum linki tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Öğrendiklerimizi paylaşmaya özen gösterdiğimizi belirtmiştim. Bu yazımda bizim öğrenmemize katkı sağlayan bazı pratikleri  paylaşmak istedim,  umarım sizin için faydalı olmuştur.

Sürekli öğrenme de kalın,

Sevgiler,

 

One thought on “Sürekli Öğrenmek ve Paylaşmak

  1. Eda

    Özellikle TCF (Team Coaching Framework) ve pairing (eşli çalışma) kesinlikle daha çok kullanılması gereken, agile uygulayan firmaların yararlanabileceği araçlar diye düşünüyorum.

Comments are closed.